HAMİLELİK ŞEKERİ Mİ DEDİNİZ?

IMG_1173

Ben 30 yıllık ömrümde böyle bir işkence görmedim!

Canan Karatay ile Kadın Doğum Uzman’larının tamamı arasında kalan, organik beslenme ve doğal yaşama son derece önem veren, içinde glikoz olan hiçbir gıdayı tüketmeyen bir hamile olarak gebelik şekeri için şeker yükleme testine gireceksin, haftaya mutlaka randevuya aç gel dediklerinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Tatlıyı çok ama çok sevdiğimi ve bu teste kadar çikolata kaçamağı yapmadığım bir gün olmadığını belirtmeden geçemeyeceğim. Madem tatlı yiyorsun, şeker testinin bundan ne farkı var dediğinizi duyar gibiyim.

Hayır efendim çok farkı var.. Birincisi size içmeniz için verdikleri sıvı 75 gramlık bir glikoz bombası, bu bomba minik bebeğinizin pankreası henüz oluşmadığı için onu direkt olarak etkiliyor ve dahası bu teste aç girdiğiniz için daha testi tamamlamadan fenalaşma ihtimaliniz oldukça yüksek..

Ancak diğer yandan, benim gibi çikolatayı tatlıyı çok seven bir hamile iseniz ve tespit edilmemiş bir gebelik şekeri durumunuz varsa doğru beslenmeyerek bebeğinize çok büyük bir kötülük yaptığınızı da bilmeniz lazım.

Ben ne mi yaptım? Test gerçekten zararlı, hırpalayıcı bile olsa bunu bir defaya mahsus olduğunu, gebelik şekeri problemim varsa bu durumun bebeğime her gün zarar vereceğini düşünerek testi yaptırmayı kabul ettim.

Dediğim gibi, test tam bir işkence. Önce kanınızı alarak şeker seviyenize bakıyorlar sonra 1 bardak glikozu kafaya dikiyorsunuz.Sonrasındaki 1. Saatte ve 2. Saatte ayrı ayrı kan veriyorsunuz ve açlık kan şekeri değerlerinizin 1. Saat sonunda 180 mg/dl ve 2. Saat sonunda 153 mg/dl’nin altında olması gerekiyor. Eğer sonuçlarınız bu değerlerin üzerinde çıkmışsa hamileliğinizin sonuna kadar sürecek bir “wellness” kampına girmeniz gerektiğine dair doktorunuzdan bir bildirim alıyor ve diyetisyenler, şeker ölçümleri, endokrinologlarla dolu bir hayata adım atıyorsunuz.

Bu bilgiler ışığında leziz!! Glikozumu yudumlayarak teste resmi olarak başlamış bulunuyorum. 1. Saate kadar herşey yolunda, sadece aşırı bir su içme isteğim var. 1. Saati geçer geçmez dünyam kararıyor. Hamilelik ile birlikte sindirim sistemimi ele geçiren reflü iş başında beni bir türlü rahat bırakmıyor. Bir bardak glikoz ısrarla vücudumdan çıkmak istiyor ancak dişimi sıkıp testi tamamlıyorum. Arkasından hemen bir tost ve ayran içerek kendime gelmeye çalışıyorum. Şimdi sonuçları bekleme zamanı.

İki gün sonra hastaneden gelen sonuçlarla şoka giriyorum. Çünkü, nasılsa bende birşey yoktur güveniyle teste giren bendenize gebelik şekeri nam-ı diğer “Gestasyonel Diyabet” teşhisi konuluyor!

İstikamet doğruca diyetisyen ve endokrinolog. Bir müddet parmaktan şeker ölçümü yapıyor ve bu sırada bir diyet listesini takip ediyorum. Ancak diyet listesi dediysem lütfen yanlış anlaşılmasın. Aslında bu size ne bulsa yediren bir liste zira bebeğinizin gelişmesi için besine ihtiyacı var. Prensip olarak 6 öğün- kalsiyum, protein ve çeşitli vitaminlerin ağırlıklı olduğu bir düzende besleniyorsunuz.

Test sonuçlarını aldığım günden bu yana diyete devam ediyorum. Haftada 2 kere 2 top dondurma hakkım var ve bu günleri nasıl iple çektiğimi size anlatamam. Hem bebeğimin gelişimi normal değerlerde hem de vücudumdaki şeker seviyesi son derece istikrarlı. Daha allahtan ne isterim ki..

Aslında mozaik pasta isterim, çikolata isterim, çilekli tart isterim ama sonra isterim, doğum bitsin nasılsa yerim..

Yaşasın sağlıklı yaşam!

Sevgilerimle, Smiling Mom

HAMİLELİK ÇATLAKLARIYLA SAVAŞTAYIM

Hamile olduğumu ilk öğrendiğim günden itibaren beni bir çatlama korkusu sarmış durumda. Aslında genlerinizde olan bir durumsa ya da diğer bir değişle, anneniz hamileyken çatlaklarla tanışmışsa sizin de tanışmanız muhtemel. Ancak bu kadar kolay pes etmemek lazım. Eğer vücudunuzu düzenli olarak nemlendirirseniz, kalsiyumdan zengin beslenirseniz ve bol su içerseniz bu kabusla tanışmama ihtimaliniz bir hayli yüksek.

Ben çatlaklarla olan savaşıma ilk olarak badem yağı ile başlamıştım ancak doktorumun badem yağının tüylenmeye sebep olabileceğini söylemesi ile birlikte yönümü alternatif nemlendiricilere çevirdim. Burt’s Bees’in Anne Bakım Yağını ve Desert Essence’sin badem ve vanilyalı kremlerini kullandıktan sonra aslında bu iş için çok pahalı tercihler yapmaya gerek olmadığını fark ettim ve en son cilt nemlendirme seanslarımı her derde deva hindistan cevizi yağı ile sonlandırdım.

IMG_1169

 

Gerçekten içerisinde bir ton kimyasal olan pahalı kremler kullanmanıza gerek olmadığını düşünüyorum. İnanın hepsi doğal yağlarla aynı işi yapıyor. Burada kilit nokta düzenli olarak karın, bacaklar, kollar ya da basenler gibi çatlamaya müsait alanların tamamını nemlendirmek.

33. hafta itibari ile henüz çatlaktan eser yok ancak olsa da ne kadar umrumda olur emin değilim. Çünkü bence önemli olan bebeğime sağlıkla kavuşmak. Gerisi zaten teferruat..

Sevgilerimle, Smiling Mom

KURU FIRÇALAMA (DRY BRUSHING)

Televizyonda kuru fırçalama yönetimini ilk gördüğüm günden beri bu uygulamayı çok sevsem de, gerçekten uygulamaya hamileliğimin ilerleyen dönemlerinde başladım. Hamilelik sebebi ile hareketsiz kaldığım için artan selülitlere oldukça faydası olduğuna inanıyorum. Hem faydalı hem ucuz, daha ne olsun…

IMG_1084

Kuru Fırçalamanın Faydaları?

Kan akışını hızlandırma

Vücutta detoks etkisi yaratma

Doğal Peeling etkisi

Selüliti önleme/yok etme

Parlayan sağlıklı bir cilt

Ne kadar sık uygulamalısınız? Kuru fırçalama vücudunuzdaki gözenekleri açacağı için bu uygulamayı mümkünse her gün yapmalısınız. Fırçalama işlemi için vücudun kuru olması gerektiği için bence en ideal zamanlama duş öncesi. Özellikle, fırçayı ıslatmamaya dikkat etmeniz lazım.

Nasıl uygulamalısınız? Fırçalama hareketleri mutlaka kalbe doğru dairesel hareketler şeklinde olmalı. Unutmayın burada amaç kan akışını hızlandırmak. Ayaklarınızdan başlayarak boynunuza kadar tüm vücudunuzu bu şekilde fırçalamanız gerekiyor. Karnınıza geldiğinde fırçalama şekliniz saat yönünün tersi olacak. Zaten vücudunuzu fırçaladıkça hareket eden kanınızı karıncalanma ya da gıdıklanma gibi hissedeceksiniz. Burada dikkat etmeniz gereken şey cildinizi aşırı fırçalayarak herhangi bir tahrişe sebep olmamanızdır.

Nasıl bir fırça ile? Kullanacağınız fırçanın en en en önemli ve olmazsa olmaz özelliği, fırçanın doğal kıllara sahip olması! Kıllar ne çok yumuşak ne de çok sert olmalı.

Ben de olan iki fırça aşağıdaki gibi. Birincisi at kılı bir fırça;

IMG_1083

ikincisi ise Bodyshop’un kaktüs fırçası. Bu fırçanın kılları bana biraz sert geldi ancak oldukça fazla seveni olduğunu da biliyorum.

IMG_1085

Ne dersiniz, denemeye değmez mi?

xx, Smiling Mom